Lozan antlaşmasının gizli maddeleri yoktur.

Son Güncelleme : 23 Temmuz 2017 01:07
Lozan antlaşmasının gizli maddeleri yoktur.

Türkiye'nin Kurtuluş Savaşı'nda kazandığı zaferin devamı olan Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 yılında imzalanmıştır.

Lozan Antlaşması’nın yazılması için düzenlenen Lozan Barış Konferansı 8 ay sürmüş ve Türk tarafının kayıtsız şartsız bağımsızlık talebi nedeniyle çetin geçmiştir.

Görüşmelerde Türkiye'yi temsil eden İsmet Paşa başkanlığındaki Lozan Barış Konferansı üyelerinin rolü büyüktür.

  1. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf devletlerince Osmanlı Devleti’ne imzalatılan Sevr Antlaşması neredeyse devleti haritadan silmiş ve egemenliğini ciddi biçimde sınırlayan hükümlere yer vermiştir.

Atatürk önderliğinde Milli Mücadele'ye başlayan Türk ulusu savaş meydanlarında büyük zaferler kazanmış ve Lozan Antlaşması ile siyasi ve hukuki alanda tescil etmiştir.

Uluslararası kabul pek çok yönden önem taşımaktadır. Öncelikle, Türkiye'nin bağımsız ve eşit bir devlet olarak uluslararası topluma kabul edilmesi sağlanmıştır.

Lozan ile Misak-ı Milli hedeflerine çok büyük ölçüde ulaşılmıştır. Lozan Konferansı sırasında kapitülasyon olarak nitelenen ve ülkenin iç işlerine karışma yetkisi veren ayrıcalıklar uzun süre tartışılmıştır.

Sonuçta kapitülasyonların kaldırılması ve Osmanlı borçlarının ödenmesinin makul bir takvime bağlanması kararlaştırılmıştır.

Antlaşma, bu açıdan bir ekonomik bağımsızlık belgesi olma özelliğine de sahiptir.

Ayrıca Lozan, yaklaşık yüzyıldır devam eden Türk-Yunan çatışmasını sona erdirerek, ulaşılan barışla iki ülke arasında bir denge oluşturması bakımından da önem taşımaktadır.

  1. Dünya Savaşı sonunda galip güçlerce dikte ettirilen ve ağır şartlara sahip barış antlaşmaları II. Dünya Savaşı'na zemin hazırlarken, Lozan'da karşılıklı pazarlıkla barışın güvencesini oluşturan bir düzenleme yapılmıştır.

Bu nedenle, savaşı bitiren antlaşmalar içinde halen uygulanan sadece Lozan'dır. Tabiatıyla, bunda Türkiye'nin Atatürk'ün belirlediği ''Yurtta Sulh, Cihanda Sulh'' ilkesine sadık kalması ve Lozan Antlaşmasının hükümlerinin uygulanmasında da bu ilkeyi gözetmesinin rolü büyüktür.

Türkiye Cumhuriyeti'nin temel nitelikleri, Lozan Antlaşmasında da yer almıştır. Buna göre, ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütün oluşturan Türkiye'de yaşayan ve Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşit ve aynı haklara sahip Türk ulusunu oluşturmaktadır.

Antlaşmada Türkiye'de yaşayan Hıristiyan kökenli Rum ve Ermeniler ile Museviler azınlık olarak tanımlanmış; mal, mülk ve ibadet hakları güvence altına alınmıştır.Antlaşma ile Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus mübadelesi yapılmasına karar verilmiş, bunun sonucunda 1924 yılında yaklaşık bir milyon Hıristiyan-Rum Yunanistan'a, beş yüz bin Müslüman-Türk de Türkiye'ye göç etmiştir.

Kurtuluş Savaşı’nda kazanılan zafer sonrası Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika ve Yugoslavya temsilcileri tarafından, Leman gölü kıyısındaki Beau-Rivage Palace’ta imzalanmıştır.

ZAFER SONRASI

TBMM Hükümeti’nin Yunan kuvvetlerine karşı elde ettiği zaferin akabinde Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır.

Bunun üzerine Sevr’in tarafı olan İtilaf Devletleri 28 Ekim 1922’de TBMM Hükümeti’ni Lozan’da toplanacak olan barış konferansına davet ettiler.

Lozan’da barış şartlarının görüşülmesi için Mustafa Kemal Atatürk İsmet Paşa’yı görevlendirmiştir. Mudanya görüşmelerine de katılan İsmet Paşa’nın Lozan’a baş temsilci olarak gitmişti.

Bu süreçte İsmet Paşa Dışişleri Bakanı oldu ve çalışmalar hızlandırıldı. İtilaf Devletleri Lozan’a TBMM Hükümeti üzerinde baskı kurmak için İstanbul Hükûmeti’ni çağırsalar da bu duruma tepki gösteren TBMM Hükümeti, 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırmıştır.

TBMM Hükûmeti Lozan Konferansı’na Misak-ı Milliyi gerçekleştirmeyi, Türkiye’de bir Ermeni devletinin kurulmasını engellemeyi, kapitülasyonları kaldırmayı, Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunları (Batı Trakya, Ege adaları, nüfus değişimi, savaş tazminatı) çözmeyi ve Türkiye ile Avrupa devletleri arasındaki sorunları (ekonomik, siyasal, hukuksal) çözmeyi amaçlamış Ermeni yurdu ve kapitülasyonlar hakkında anlaşma sağlanamazsa görüşmeleri kesme kararı almıştır.

Lozan’da 20 Kasım 1922’de başlayan ilk görüşmelerde Osmanlı borçları, Türk – Yunan sınırı, boğazlar, Musul, azınlıklar ve kapitülasyonlar üzerinde durulmuş ancak kapitülasyonların kaldırılması, İstanbul’un boşaltılması ve Musul konularında anlaşma sağlanamamıştır.

Temel konularda tarafların taviz vermeye yanaşmaması üzerine 4 Şubat 1923’te görüşmeler kesildi. Tabii bu savaş ihtimalini gündeme getirdi. Başkomutan Mareşal Mustafa Kemal Paşa Türk Ordusu’na savaş hazırlıklarının başlamasını emretti ki Sovyetler Birliği de yeniden savaş çıkarsa bu sefer Türkiye’nin yanında savaşa gireceğini ilan etti.

Haim Nahum Efendi öncülüğündeki azınlık temsilcileri de Türkiye’yi destekleyerek arabulucu oldular.

Yeni bir savaşı ve kendi kamuoyunun tepkisini göze alamayan İtilaf Devletleri barış görüşmelerini tekrar başlatmak için Türkiye’yi tekrar Lozan’a çağırdı.

Taraflar arasında karşılıklı verilen tavizler ile görüşmeler 23 Nisan 1923’te tekrar başladı. 24 Temmuz 1923’e kadar devam eden görüşmeler ile bu süreç Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanması ile sonuçlanmıştır.

Taraf ülkelerin temsilcileri arasında imzalanan anlaşma, uluslararası anlaşmaların ülke meclislerince onaylanmasını gerektiren yasalar gereğince taraf ülkelerin meclislerinde görüşülmüş ve Türkiye tarafından 23 Ağustos 1923’te, Yunanistan tarafından 25 Ağustos 1923’te, İtalya tarafından 12 Mart 1924’te, Japonya tarafından 15 Mayıs 1924’te imzalanmıştır.

İngiltere’nin anlaşmayı onaylaması ise 16 Temmuz 1924 tarihinde olmuştur. Anlaşma, tüm tarafların onaylarında dair belgeler resmi olarak Paris’e iletildikten sonra, 6 Ağustos 1924 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

LOZAN ANTLAŞMASININ ŞARTLARI

Fransızlarla imzalanan Ankara Anlaşması’nda çizilen sınırlar kabul edilmiştir.

Irak Sınırı: Musul üzerinde antlaşma sağlanamadığı için, bu konuda İngiltere ve Türkiye Hükûmeti kendi aralarında görüşüp anlaşacaklardı.

Türk-Yunan Sınırı: Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda belirlenen şekliyle kabul edildi. Meriç Nehri’nin batısındaki Karaağaç istasyonu ve Bosnaköy, Yunanistan’ın Batı Anadolu’da yaptığı tahribata karşılık savaş tazminatı olarak Türkiye’ye verildi.

Adalar: Gökçeada ile Bozcaada özerk bir yönetime tabi tutulmak şartıyla (Türkiye antlaşmanın bu maddesini uygulamadı) Türkiye’de, diğer Ege Adaları İtalya’ya kaldı. İtalya’nın Türk sınırına yakın adaları silahsızlandırması kararlaştırıldı. Sevr Antlaşmasıyla Oniki Ada İtalya’ya diğer adalar Yunanistan’a bırakılmıştı. Oniki Ada ve Rodos 1945 yılında müttefiklerin eline geçti ve Nisan 1947’de resmen Yunanistan’a teslim edildi.

Türkiye-İran Sınırı: Osmanlı İmparatorluğu ile Safevî Devleti arasında 17 Mayıs 1639’da imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması’na göre belirlenmiştir.

Kapitülasyonlar: Tamamı kaldırıldı.

Azınlıklar: Lozan Barış Antlaşması’nda azınlık, Müslüman olmayanlar olarak belirlenmiştir. Tüm azınlıklar Türk uyruklu kabul edildi ve hiçbir şekilde ayrıcalık tanınmayacağı belirtildi. Antlaşmanın 40. maddesinde şu hüküm yer almıştır:

“Müslüman olmayan azınlıklara mensup Türk uyrukları, hem hukuk bakımından hem de uygulamada, öteki Türk uyruklarıyla aynı işlemlerden ve aynı güvencelerden yararlanacaklardır. Özellikle, giderlerini kendileri ödemek üzere, her türlü hayır kurumlarıyla, dinsel ve sosyal kurumlar, her türlü okullar ve buna benzer öğretim ve eğitim kurumları kurmak, yönetmek ve denetlemek ve buralarda kendi dillerini serbestçe kullanmak ve dinsel ayinlerini serbestçe yapma konularında eşit hakka sahip olacaklardır.”

Batı Trakya’daki Türklerle, İstanbul’daki Rumlar dışında, Anadolu ve Doğu Trakya’daki Rumlar ile Yunanistan’daki Türkler’in mübadele edilmeleri kararlaştırıldı.

Savaş tazminatları: İtilaf Devletleri, I. Dünya Savaşı nedeniyle istedikleri savaş tazminatlarından vazgeçtiler. Sadece Yunanistan savaş tazminatı olarak Karaağaç bölgesini verdi.

Osmanlı’nın borçları: Osmanlı borçları, Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılan devletler arasında paylaştırıldı. Türkiye’ye düşen bölümün taksitlendirme ile Fransız frangı olarak ödenmesine karar verildi. Düyun-u Umumiye idare heyetinde bulunan yenik Alman İmparatorluğu ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu devletlerinin temsilcileri idare kurulundan çıkartılmış ve kurumun faaliyeti devam ettirilerek antlaşmayla birlikte yeni görevler verilmiştir. (Lozan Barış Antlaşması madde 45,46,47…55, 56).

Boğazlar: Boğazlar, görüşmeler boyunca üzerinde en çok tartışılan konudur. Sonunda geçici bir çözüm getirilmiştir. Buna göre askeri olmayan gemi ve uçaklar barış zamanında boğazlardan geçebilecekti. Boğazların her iki yakası askersizleştirilip, geçişi sağlamak amacıyla başkanı Türk olan uluslararası bir kurul oluşturuldu ve bu düzenlemelerin Milletler Cemiyeti’nin güvencesi altında sürdürülmesine karar verildi. Böylece Boğazlar bölgesine Türk askerlerinin girişi yasaklandı. Bu hüküm, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirilmiştir.

Yabancı okullar: Eğitimlerine Türkiye’nin koyacağı kanunlar doğrultusunda devam etmesi kararlaştırıldı.

Patrikhaneler: Dünya Ortodokslarının dini lideri durumundaki patrikhanenin siyasi yetkilerinden arındırılarak İstanbul’da kalmasına izin verildi.

Lozan Antlaşması Şartları

Antlaşma sırasında savaşın suçlusu Yunanistan olarak belirlemiş ve antlaşmada Türkiye Cumhuriyeti Boğazlar konusunda taviz vermemiştir.

Antlaşma için M. Kemal İzmir'i tavsiye etmiş ancak İtilaf Devletleri kabul etmemiştir. Türkiye Cumhuriyetini bu antlaşmada İsmet Paşa temsil etmiştir.

Görüşmeler 20 Kasım 1922 tarihinde başlanmış ancak Boğazlar, Kapitülasyonlar, Musul-Kerkük, Osmanlı borçları nedeniyle görüşmeler 4 Şubat 1923 tarihinde kesilmiştir.

Daha sonra verilen tavizler ile görüşmeler tekrar başlamış ve antlaşma imzalanmıştır. Lozan antlaşması şartlarının bazıları lehimize iken bazıları da aleyhimizedir. 

Lozan antlaşmasının Türkiye Cumhuriyeti lehine olan şartları nelerdir?

  • Kapitülasyonlar tamamen kaldırılarak ülkelerin ekonomik bağımsızlığı için önemli bir adım atılmıştır. 
  • İtilaf Devletleri 1. Dünya Savaşı sonrası istedikleri savaş tazminatlarından vazgeçmiş, Türkiye sadece Yunanistan'a Karaağaç bölgesini vermiştir. 
  • Tüm azınlıklar Türk uyruklu olarak belirlenmiştir. Herkes aynı haklara sahip hale gelmiş ve farklı ayrıcalıklar verilmemiştir. Ayrıca Batı Trakya'da bulunan Türkler ve İstanbul'daki Rumlar haricinde, Anadolu ve Doğu Trakya'daki Rumlar ve Yunanistan'daki Türklerin mübadele edilmesine karar verildi.
  • İstanbul'un işgalinin kaldırılmasına karar verilmiştir. 
  • Ayrıca bu antlaşmada aleyhimize olan Boğazlar ve Hatay sorunları daha sonra 1936 ve 1939 yıllarında Misak-ı Milli kanunlarına uygun bir şekilde sonuçlanarak lehimize olan maddeler arasında yerini almıştır. 

Lozan antlaşmasının Türkiye Cumhuriyeti aleyhine olan şartları nelerdir?

  • Batı Trakya'da bulunan Yunan sınırı Mudanya Ateşkes Antlaşması'na göre belirlenmiştir. Meriç Nehri'nin kıyısında kalan Karaağaç ve Bosnaköy Yunanistan'a bırakılmıştır. 
  • Bozcaada ve Gökçeada Türkiye'de kalmış ancak özerk yönetim uygulanmıştır. Ayrıca diğer adalar da İtalya'ya bırakılmıştır. Türkiye'nin sınırlarına yakın olan adalar ise silahsızlandırılmıştır. 12 ada ise 1945'te müttefiklere bırakılmış, 1947 yılında ise Yunanistan'a verilmiştir. Bu adalar maalesef bir daha geri alınamamıştır. 
  • İstanbul'da bulunan Ortadoksların dini lideri olan patrikhanenin taşınmasına izin verilmemiş, sadece yetkileri alınmıştır. Ayrıca yabancı okullar da Türkiye'nin kanunlarına uygun şekilde yönetileceği kararlaştırılmıştır. 
  • Osmanlı Devleti zamanından kalan borçlar Osmanlıdan ayrılan devletlere bölüştürülmüş ve Türkiye Cumhuriyetine kalan kısmın Fransız frengi ile ödenmesine karar verilmiştir. 

Lozan Antlaşması Gizlenen Maddeleri

2023'de sona erecek olan Lozan Antlaşması’nın gizli maddeleri var mı?

24 temmuz 1923'te imzalan Lozan antlaşması, uzun yıllar boyunca tartışmalara neden olmuştur. Bir kesim Lozan antlaşmasını zafer olarak görürken bir kesimde hezimet olarak görmektedir.

Böyle düşünülmesi ise bazı sorulara neden olmaktadır. 

Bu anlaşmanın gizli maddeleri var mı, Lozan anlaşması ile Musul'u alamaz mıydık ABD, neden bu anlaşmayı imzalamadı.

Ege adalarını bu anlaşama ile mı kaybettik, sorular böylece uzayıp gidiyor, Ama lozan'da mümkün olan her şey yapılmıştı, savaştan galip ama yorgun çıkan Türkiye alabileceği her şeyi almıştı. 

Musul petrolleri konusunda Türk delegasyonu başka bir şey yapamazdı, Orta Doğunun petrol çıkartılan yerlere sahip olma isteği dünya savaşının başta gelen nedenlerindendi ve  Osmanlı imparatorluğunu yıkan batının bu isteği oldu.

Lozan anlaşmasını ABD neden imzalamadı; Amerika’nın Lozan anlaşmasını imzalaması söz konusu olamazdı çünkü Amerika anlaşmanın taraflarından değildi.

Ege adalarını bu anlaşma ile mi kayıp ettik?

Lozana hezimet diyenler orada çok zorlu bir mücadele verildiğini bilmezler, bir kesim ise ege adalarını bu anlaşma ile kaybettiklerini sanırlar.

Ege adaları, Balkan savaşındaki hezimetimizden sonra Londra konferansında İtalya'ya bırakılmıştır.

Yunanistan'ın Selanik'ten batı trakya ya kadar Osmanlı topraklarını alması da Balkan harbinde olmuştur.

Bu anlaşma özelliğini hala korurken  Lozan da ki Türk delegasyonu son derece başarılı bir iş ortaya koymuştur.

Lozan’ın yenilgi olduğu iddiası rastgele hazırlanmış kitap bile denemeyecek bir savsataya dayanır.

1960'ların başından bu günlere uzanan sayıklamaya göre, Lozan'daki  Türk delegasyonu ve en başta İsmet paşa hakkımızı koruyamamış, hem 12 ada'yı, Musul'u ve pek çok yeri İngiliz’lere peşkeş çekmiştir.

Lozan bu yüzden zafer değil, koca bir yenilgidir. Böyle saçmalıkları ortaya atanların tek amacı vardır:Türkiye cumhuriyeti kurucu kadrosunu suçlamak, aşağılamak ve töhmet altında bırakmak, bunlar gibi insanlar Türklerin tarihleri boyunca olmuşlardır ve her zamanda olacaktır.

Lozan antlaşmasının gizli maddeleri yoktur.

Etiketler: Lozan antlaşması

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle